2Agustos  

Hazırlıklar
Pruva Girne
Girnede ilk gün
Araştırmalar Başlıyor
Horse Shoe Bay
İzne nihayet kavuştuk
Mike'ın Sürprizi
Yedidalga
İlk fok !
Mağralar görünmeye başladı
Petra ekibe katılıyor
Issız koylardayız
Kalaşnikof

Fok ile köşe kapmaca

Apostolos Andreas

Magosa

 Tayyip Erdoğan

Gemici Düğümü

Papazın Suyu

Eşşekler

Fener Adası 'Karpaz'

Yeni Erenköy

Fok 'Mülayim'

Esentepe

İnatçı Hava

Termik Santral
Alagadi
Yeşilırmak
Yine Fook..!
Son Gün...
Dönüş :(
 

Rüzgar başlamadan işleri tamamlayabilmek için Meltem, Ekin, Petra ve Ali kahvaltı bile yapmadan mağaranın yolunu tuttu. 3 mağaradan sadece 2 tanesini uygun bulduk. Ancak mağaralardan birinde tavan yığıntı kayalardan oluşuyordu. Sert kayalara birşey çakmak mümkün değildi. Oldukça oynak olan kayalar bir kaç çekiç darbesinden son çökmeye başladı. Çok şükür ciddi bir yara almadan sadece birkaç şişlik ve morluk ile bu kazayı atlattık. Ancak artık elimiz işe o kadar alıştı ki cihazlar tüm zorluklara rağmen çok kısa zamanda çok sağlam olarak yerleştirildi. Cihazları yerleştirmek için kardığımız çimento donana kadar Billur’un sıcaklık ölçerleri için uygun derinlik aramaya başladık. 10 ve 15 metre derinlikleri kıyıdan oldukça açıkta bulduk. Bu kadar açıkta dip deniz çayırı kaplı ve çayırın içine bırakacağımız her hangi birşeyi 3 ay sonra bulmak pek de mümkün olmadığı için şansımızı bir de horseshoe bay’de denemeye karar verdik.

 

 

 

 

 

    İş tamamlanıp yola koyulduktan kısa bir süre sonra gözlem yapan Petra ve Billur “Fok, fook” diye alarm vermeye başladı. Bu fok sabah ayak üstü sohbet ettiğimiz Karabetça Mahmut kaptanın bahsettiği fok olsa gerek. Tam da dediği yerde fokla karşılaştık. Ancak yine kendine fazla yaklaşmamıza izin vermeyen fok fotoğraf bile çekemeden gözden kayboldu.

Öğleden sonra Yedidalga ile Kormacit burnu arasında kalan son kısım taranacak ancak Tahir Kaptan rüzgardan endişeli. Gerçi Mahmut Kaptana göre “hava tatlı”, rüzgar olmazmış ama yine de kalan son kısmı bitirip bitiremeyeceğimizden emin değiliz. Serdar ve Ali bota atlayıp kıyıyı son sürat taramaya başladıklarında uzaktan gözükenin tersinde kıyının sığ olduğunu ve mağara bulunmadığını gördü. Böylece geç vakte kalmadan son kısım da tamamlandı.

 
         
 

Komacit burnu için sakladığımız elimizde kalan son cihazı Serdar’ın Alsancak civarında bulduğu; ancak çok da uygun olmadığına karar verdiği bir mağaraya takacağız. Oraya vardığımızda mağaranın karayoluna çok yakın olması ve içinin rahatlıkla görünüyor olması nedeniyle bu işten vazgeçtik.

Günü Horseshoe Bay’de sıcaklık ölçer takıp Apo’yu ziyaret ettikten sonra Girne limanına dönerek tamamlayacağız. Ancak yine işler beklediğimiz gibi olmuyor; yine uygun derinlik kıyıdan çok açıkta kolayca bulunamayacak bir yerde ve Apo yerinde değil.

Bu gece Kıbrıs’ta son gecemiz. O nedenle hep beraber zengin bir menu hazırlamak üzere kolları sıvadık. Ekin ve Ahmet Kaptan kömür almaya giderken bir grup sebzeleri ayıkladı. Tahir Kaptan ateşi yaktı... Bir grup da içki servisi yapıp müzik işine baktı. Yemekte mangalda tavuk, köfte, biftek. Ahmet kaptan usulü Babagannuş (közde patlıcan salatası), çoban salatası salata ve acılı domates ezme.

Geceyi Petra’ya bile göbek attırıp dans ederek kapattık.

 

   

         
  _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _  _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _

2006 TEMMUZ  5   6   7   8   9  10   11   12   13  14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31  Agustos  1   2   3