|
|||||||||||
| 21 Temmuz | |||||||||||
|
Mağosa limanını
pek sevmedik.
|
|
||||||||||
|
Mağusa ucuzluk pazarı |
|||||||||||
|
|
Dünden beri beklediğimiz su bir türlü
gelmedi. Mazot ise her saniyesi saatler geçmiş gibi gelen 1 saat gecikme ile
12:00’de geldi. Hergün saatlerce yüzüp yorulmak nedir bilemeyen ekibin
enerjisi sıcak, limanın kasveti ve dün gecenin de etkisiyle tükenmeye
başladı. İnternet sayfamızı güncellemek için şehre inen Serdar’ın peşine
takılan Billur ve Meltem Serdar’ın çalışmak için oturduğu cafe’de uyuya
kaldı. Saat 14:00’de tamamlanan işlerin ardından hemen demir alıp Mağosa limanından ayrılıp, çalışmaya başladık. Kısa bir süre sonra da üreme amaçlı kullanılabilecek bir mağara bulduk. Ancak hava giderek sertlemeye başladığından mağaraya girmek oldukça zor oldu. Sert dalga da kıyının da taranması mümkün olmadığından Kumyalı limanına sığındık |
||||||||||
|
Bitmek üzere! |
|||||||||||
|
Kumyalı limanı oldukça
küçük bir liman ancak yine kaptanlarımızın usta manevraları ile Lamas için
uygun bir yer bulabildik.
Bu arada Mağosa’da sıcak ve yorgunluk nedeni ile alışveriş listemizdeki çok önemli bir bölümü atladığımızı farkettik; piller. Mağaralara takılacak ve orada 3 ay boyunca kalacak olan cihazlarımız hatırı sayılır miktarda pil kullanıyor. Kumyalı uzaktan oldukça küçük bir kasaba gibi göründüğünden pil bulma şansımız oldukça düşük; çünkü Mağosa ve Girne’de girdiğimiz marketler bile Türkiye’de alışık olduklarımızdan oldukça küçük. Yine de şansımızı denemek için karaya çıktığımızda köyde 3 tane market olduğunu; ancak 45 dakika kadar yürümemiz gerektiğini söylediler. Hala oldukça sıcak olan hava da o yolu aşmayı göze aldık. İyi ki de almışız çünkü bugüne kadar karşımıza çıkan en büyük süpermarketleri bulduk. Pillerin yanında ne zamandır özlemini çektiğimiz taze sebze ve salatalık malzeme de bulduk. Alışveriş sonrasında bizi bir de sürpriz bekliyordu. Tam kapıdan çıktığımızda içinde devlet büyüklerinden birinin olduğu belli olan bir konyov önümüzden geçti. Kim acaba derken konvoy durdu ve arabaların birinden Başbakan Tayyip Erdoğan çıktı. Kendi memleketimizde hiç karşılaşmadığımız Başbakan burada karşımıza çıktı. Hemen aklımıza gidip kendimizi tanıtıp, şu bir türlü elimize ulaşmayan avansı hatırlatmak geldi. Ancak fotoğraf çektirebilecek kadar yakınına gidebildik. Akşam
taze salatanı hakkını Ahmet kaptanın kızarttığı nar gibi balık ve
Kumyalı’dan alınan buz gibi biralarla verdik ve hihayet yıldızlı
gecelerimize geri dönmenin huzuru ile mışıl mışıl uyuduk. |
|
||||||||||
|
Kumyalı'da Recep Tayyip Erdoğan'la karşılaşıyoruz |
|||||||||||
|
|
|||||||||||
| Başbakanı Meltem karşılıyor :) | |||||||||||
|
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
2006 Temmuz 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 Agustos 1 2 3 4 |
|||||||||||