15 Temmuz 2006
Sabah Ali, Petra’yı Ercan havaalanında karşıladı ve Girne Eski limana geldiler. Kıbrıs’ta toplu taşıma pek yok. Daha çok taksi kullanılıyor. Bir de araba kiralama imkanınız var; tabii kullanmaya cesaret edebilirseniz. Trafik ters yönden işlediği için bırakın araba kullanmayı karşıdan karşıya geçmek bile dert. O yüzden Petra’yı havaaalanından almak oldukça pahalı ve maceralı oldu.
 

Petra biyo-kimya üzerine doktora yapıyor. Çalıştığı konu protein kristalizasyonu. Bizi internetten bulmuş. Tam MARMAM’daki yazımızı okurken arayan annesine Kuzey Kıbrıs’ta fok araştırmasına katılmak için müracaat ediyorum demiş. Annesi de “saçmalama, seni asla kabul etmezler” demiş. O da “denemezsem kabul edilip edilmeyeceğimi asla bilmeyeceğim” diyerek bize yazmış. Bizim de istihbaratımız – sağolsun internet – çok sağlamdır. Hangi delikte olursanız olun sizinle ilgili birşeyleri bulup çıkartırız J. Petra için çok uğraşmamız gerekmedi; çünkü ödüllü bir mağara fotoğrafcısı. Kendi adına hazırlanmış web sayfasındaki fotografları görünce hemen kabul ettik. Sanırım bizim sayfamızı takip edenler de bundan sonra fotoğrafların kalitesindeki değişimi farkedeceklerdir. 

 

Bundan sonra fotoğraflar Petra'dan

Bugün sefer t-shirt’lerimiz 10 gün gecikme ile elimize ulaştı. Yeni T-shirt’lerimiz ve beyaz zodiac botumuzla ekibin limana girişi göz kamaştırıcıydı. Bugün denize çıkmayacağız. Tüm günü projenin tanıtımı ve bilgilendirme çalışmasına ayırdık. Proje broşürleri dağıtılıp, karşılaştığımız balıkçılar, dalgıçlar, yatçılar, turistler vb ile konuşulacak. Gün boyunca konuşulan herkes Akdeniz foku’na ilgi gösteriyor. Ancak fok gören pek yok  

Proje t-shirt’leri, broşür gibi tanıtım amaçlı üretilen malzeme TÜBİTAK bütçesinden ödenecek. Mayıs sonunda ödenmesi beklenen avans bir türlü elimize ulaşmadığı için malzemeleri oradan buradan bulduğumuz borç ile alelacele yaptırıp yola çıktık. Sefer tarihini özellikle Temmuz ayına koyduk; çünkü Ağustos ayının ikinci yarısından sonra Akdeniz fokunun üreme mevsimi başlıyor. Girdiğimiz mağaralarda yeni doğum yapmış bir anne ile karşılaşıp ürkütmek ve yavrusunu terketmesine sebep olmak istemiyoruz. Tabii avansın yatmasını beklemeden yola çıkınca da herşey planlandığı şekilde olmuyor. Nereye gitsek broşürlerin İngilizcesinin olup olmadığını soruyorlar. Aslında niyetimiz 2 ayrı dilde 2 ayrı broşür hazırlamaktı; ancak elimizdeki para ancak bir tanesine yetti.

 

Öğle yemeği için Lamas’a dönüldükte sonra limanın dış tarafında dalış yaptık. Niyetimiz limana ilk geldiğimiz gün Meltem’in gördüğü deniz tavşanlarını tekrar bulup fotograflarını çekmek. Meltem, suya girdikten kısa bir süre sonra eliyle koymuş gibi 2 tavşanı da buldu. Fotoğrafları çekildikten sonra etrafta dolanırken  anladık ki tavşanlar sadece bir çift değilmiş; civarda daha bir sürü var. Tekneye alınan kitaplar tuzdan ve rutubetten çok çabuk yıpranıyor. O yüzden seferlerde yanımıza mümkün olduğunca az kitap almaya çalışıyoruz. Böylece kitaplar korunmuş oluyor ama tam ihtiyacımız olduğunda da bilgiye ulaşamıyoruz. Nitekim bulduğumuz deniz tavşanlarının türünü ancak enstitüye döndüğümüz zaman öğrenebileceğiz.

 

Bugün en büyük problem benzin. Zodiac’lar için ancak bir gün daha yetecek kadar benzinimiz kaldı. Benzini teknede depolamak çok riskli. Sadece botların depolarını dolduracak kadar benzin alabildiğimizden Türkiye’den tedarikli gelemedik. Kıbrıs’ta da borçlanıp benzin almamız mümkün değil. Ancak, akşam bize getirdikleri güzel yemekler ile akşam yemeğimizi ziyafete çeviren Örek ailesi sayesinde faturayı sonra almak üzere anlaştığımız bir benzinciden Meltem’in kredi kartı ile depolarımızı doldurduk

 
  _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _  _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _

2006 Temmuz   5   6   7   8   9  10   11   12   13  14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31  Agustos  1   2   3