Dünkü fırtına
sakinleşmişti. Sabah 5:30’da hemen limanın yakınındaki
mağaraları kontrol etmek için yola koyulduk. Burası en umutlu
yerler; ancak sadece 3 mağara bulabildik. Hiçbiri
hayellerimizdeki mağaralardan değil.
Mağaralardan sonra
diğer çalışmalar da tamamlanıp, dün bulunan taş çapanın
fotografları çekildikten sonra hava patlamadan Girne rotasına
girildi. Saat 10’u biraz gece hava yine sertledi. Yolda 2 yunus
ve bir deniz kaplumbağası gördük. Girne’ye vardığımızda ilk iş
bankaya koşup TÜBİTAK’tan beklediğimiz avansın hesabımıza yatıp
yatmadığını kontrol etmek oldu. Ancak sonuç olumsuz. Buraya
gelebilmek için gerekli olan mazotu borçlanarak aldık. Diğer
gerekli malzemeyi de ya yine borçlanarak ya da kredi
kartlarımızdan ödeyerek tamamladık.
3 gün sonra
yine Girne Limanındayız
Paranın yatmamış
olması ekibin moralini biraz bozdu,
çünkü aldığımız borçlar için verilen vade dolmak üzere.
Ancak şehirden limana dönüşü Kıbrıs’ta çok yaygın olan Limuzin
ile yapınca keyfimiz yine yerine geldi