|
ANTALYA – ÜÇADALAR AKDENİZ FOKU HABİTAT ARAŞTIRMASI |
||||||||||
|
|
Nesli kritik derecede tehlike altında olan Akdeniz Foku’nun (Monachus monachus) doğu Akdeniz’deki dağılımı son yıllarda yapılan çalışmalar ile netlik kazanmaya başlamıştır. Mersin’in batı sahili 1999 – 2002, Adana ve Hatay sahilleri 2003-2005 ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sahili de 2006’da çalışılmış; önemli yaşam ve üreme alanları belirlenmiş, bu alanda yaşamakta olan koloniye ait bireylerin önemli bir bölümü tanımlanmıştır. 2006 yılına kadar söz konusu koloninin dağılım alanının Mersin – Kıbrıs – Hatay üçgeni ile sınırlı olduğu tahmin edilirken 2006 yılında Antalya Üçadalar bölgesinden gelen yoğun fok gözlemleri bu bölgenin de önemli fok alanı olabileceğini göstermiştir. |
|||||||||
![]() |
||||||||||
|
Bu çalışma doğu Akdeniz Fok kolonisinin dağılım sınırlarını araştırmak ve Antalya Üçadalar bölgesinde yaşayan grup hakkında bilgi toplamayı amaçlamaktadır. Toplanan verilerle tür hakkında bilinenler güncellenecek ve koruma mevcut risk analizleri yenilerek koruma önerileri yenilenecektir. Proje dahilinde bölgeye biri kapsamlı kıyı mağaraları sörveyi olmak 3 sefer düzenlenecektir. İlk kapsamlı seferde fokların kullanımına uygun bulunan mağaralara kızılötesi algılayıcılar yerleştirilecektir. 2 aylık aralar ile bu cihazlar kontrol edilerek bölgedeki fokların hareketleri izlenecek, otomatik olarak fotoğraflanacak ve elde edilen görüntüler foto tanımlama yöntemi ile bireylerin tanımlanmasında kullanılacaktır. Tanımlanan bireyler KKTC ve Mersin sahillerinde tanımlanan diğer fok bireyleri ile karşılaştırlarak koloniler arasındaki ilişkiler belirlenecektir. |
||||||||||
|
||||||||||
|
|
|
|||||||||
![]() |
![]() |
|||||||||
|
|
||||||||||
|
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Antalya Gazipaşa’nın doğusunda kalan ve Suriye sınırına kadar olan alanı ve KKTC sahillerini önceki yıllarda çalışmıştır. Bu calışmalar sonucunda Anamur-Erdemli arasında 33, Hatay sahilinde 3, KKTC kıyılarında 4 olmak üzere 40 adet birey tanımlanmış, koloninin demografik yapısı çıkartılmış ve bunun sonucunda populasyonun varlığını sürdürebilme olasılıkları hesaplanmıştır. Ancak 2006 yılında Üçadalar bölgesinde dalış turizmi yapan firmalardan yoğun olarak fok gözlemleri gelmesi ve dahası bölgede yavru fok bulunduğunun bildirilmesi bu alanında çalışılması gereği doğurmuştur. |
||||||||||
|
|
||||||||||
|
|
||||||||||
| Önerilen bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular var olan bilgilerin güncellenmesine olanak sağlamasının dışında türün korunması açısından da yararlı olacaktır. | ||||||||||
|
Literatür Akdeniz foku bilim camiasında 2 farklı populasyon olarak ele alınmaktadır; Akdeniz populasyonu ile Mauritanya sahilleri ve Maderya adasında yaşan kolonileri kapsayan Atlantik populasyonu (Gonzales ve ark., 2006). Akdeniz populasyonun parçalanarak bir kaç bireylik küçük kolonilere ayrılmış olması nedeni ile çalışılması oldukça zordur. Bu nedenle tür hakkında bugün bilinenlerin çoğu Atlantik kolonisi üzerine yapılmış çalışmalardır (González ve ark., 1997). Burada yapılan çalışmalar sayesinde tür hakkında pek çok bilgi edinilmiş; türün üreme dönemleri, doğum ve doğum sonrası hayatta kalma oranları, anne bakımı (Gazo ve ark., 1999); cinsiyetler arası morfometrik farklılaşma, (Samaranch & González, 2000) yavrularda cinsiyete göre morfometrik farklılaşmalar (Badosa ve ark., 1998), dalış süreleri ve derinlikleri, süt alma ve sütten kesilme sürelerini (Gazo & Aguilar, 2005); dişilerin üreme döngülerini ortaya çıkartılmıştır (Pastor & Aguilar, 2003) .Ayrıca Maderya adası foklarının mağara tercihleri Karamanlidis (2004) tarafından ortaya konulmuştur. |
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
|
Buna karşın Akdeniz populasyonu ile ilgili çalışmalar da yok değildir. Dendrinos ve ark., (1999) yeni doğan yavruların doğum tarihini belirlemede kullanılacak morfometrik özelliklere dayalı bir şablon çıkartmışlardır. Ok (2006) bu şablonu Doğu Akdeniz gözlemlerini de ekleyerek yaş hesabında kullanılacak bir başka şablona çevirmiştir. Yunanistan sahillerindeki fokların yavrulama alanları da analiz edilerek üreme için tercih edilen mağaralar sınıflandırılmıştır (Dendrinos ve ark., 2007a). Ayrıca rehabilite edildikten sonar doğaya salıverilen bir yavruya bağlanan bir verici ile dolaşma alanları ve dalış davranışları ile ilgili önemli bulgular elde edilmiştir (Dendrinos ve ark., 2007b). Türkiye’de yaşayan foklar üzerine yapılmış çalışmaların önemli bir bölümü eskiye dayanmaktadır (Berkes ve ark., 1979; Mursaloğlu, 1984; Mursaloğlu, 1991). 1990’lı yıllardan bu yana ise türü hedef alan pek çok proje yürütülmüş ancak bu projelerin çıktıları yeteri kadar bilimsel literatürde yer almamıştır. Tüm Türkiye kıyılarını kapsayan en kapsamlı çalışma Öztürk (1995) tarafından 1987-1991 tarihleri arasında yapılmıştır. Aradan 16 yıl geçmesine rağmen o dönemde verilen sayılar benzer bir araştırma ile güncellenememiştir. Diğer taraftan yüksek lisans tezi seviyesinde bazı çalışmalar olmakla birlikte bunların çok büyük bir bölümü arazi çalışmasına dayanmayan tahmin ve ikinci-üçüncü ağız istihbarat bilgilerine dayanan derleme niteliğindedir. Türkiye sahillerinde en yoğun çalışılmış alan Mersin’in Erdemli ilçesi ile Antalya’nın Gazipaşa ilçesi arasında kalan sahil şerididir. Bu çalışmalar sonucunda bugün Türkiye’de bilinen en kalabalık ve sürekli üreyen tek kolonisinin de bu alanda barınmakta olduğu ortaya konulmuştur (Gücü ve ark. 2004; Ok, 2006; Gücü ve Ok, 2006). Bu bölgedeki koloninin izlenmesi sonucunda da tür hakkında önemli bulgular elde edilmiştir; bu bulguların başında koloni içinde alan paylaşımı, teritorial bölge kullanımı, çok eşlilik ve harem oluşumu, yavru bakımı gibi sosyal özellikler ile türün geleceğini tehdit eden aşırı balıkçılık baskısı nedeni ile üreme başarısının düşmesi, alle etkisi (düşük popülasyon etkisi) gibi faktörler incelenmiştir (Gücü ve ark. 2004). Iskenderun Körfezi ve civarındaki olası fok habitatlarının belirlenmesine yönelik çalışma sonucunda bu bölgede de üreyen bir koloninin varlığı ortaya konulmuştur (OK, 2006). 1994-2005 yılları arasında elde edilen tüm veriler ışığında bölgede uygulanmakta olan koruma önlemlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla populasyonun hayatta kalabilme şansı incelenmiştir (Population Viability Analysis). Bu analiz sonucunda eğer koruma uygulanmasaydı tükenmeleri neredeyse kesin olan koloninin koruma sonucunda hayatta kalma oranının önemli derecede arttığı bulunmuştur (Gücü ve Ok, 2006).
Son olarak 2006 - 2007 yılında KKTC sahilinde yaşamakta olan 4 bireylik küçük bir koloni bulunmuştur (Gucu ve ark., degerlendirmede). Bulunan bireylerden birinin Türkiye sahilinde tanımlanan foklardan olduğu anlaşılmış ve böylece ada ile Anadolu kıyısı arasında gidiş gelişler olduğu kesinleşmiştir. |
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
|
|
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
|
Projenin özgün değeri Son derece nadir olan Akdeniz foku hakkında bilinenler tahminler, sağdan soldan toplanan istihbarat verileri ve yorumlara dayanmaktadır. Türün hala yaşamını sürdürdüğü bir kaç ülkeden bir olan Türkiye’de türün dağılımı, sayıları, demografik yapısı gibi konularda bilimsel disiplin çerçevesinde yapılmış güncel ve güvenilir çalışma çok azdır. Tür hakkında bilinenlerin bu derece az olması türün korunması için uygulanacak olan detaylı eylem planlarının da yapılmasını engellemektedir. Sunulan bu çalışmanın başarılı olması ve beklenen veriler ulaşması durumunda tüm doğu Akdeniz sahillerimiz boyunca oldukça detaylı bir veri tabanı elde edilmiş olacaktır. Bu veri tabanı kullanılarak populasyonun hayatta kalabilirlik analizi PVA (population viability analysis) yapılabilecektir. Bu da hem türün anlaşılmasını sağlayacağından hem de korunmasına yönelik planların oluşturulmasına eksiklliği duyulan bilimsel altyapıya katkıda bulunacaktır. |
||||||||||
|
Projenin önemi Akdeniz Foku Türkiye’nin imzaladığı BERN, BARCELONA, BONN, CITES gibi uluslararası antlaşmalar kapsamında korumayı taahhüt ettiği bir türdür. Bu taahhüt türün yaşam alanınının belirlenmesi, bu alanlardaki tehditlerin ortaya çıkartılmasını ve mücadele edilmesini gerektirmektedir. Bu çalışma bu taahhütlerin bir kısmının yerine getirilmesi açısından önemlidir. |
||||||||||
|
Yapılacak olan çalışma temelde bilimsel amaçlı olup türün Antalya Üçadalardaki dağılım ve üreme alanlarının belirlenmesine yöneliktir. Diğer taraftan söz konusu bölgede yaşayan fokları tehdit eden başlıca faktör hızla artmakta olan dalış turizmidir. Tüm dalış firmaları foklar tarafından barınma ve üreme amacıyla kullanılan mağaralara dalışları programlarına eklemişlerdir. Oysa ki 1380 sayılı kanun gereğince fok mağaralarına girmek yasaktır. “FOK MAĞARASI” tanımı yapılıp hangi mağaraların foklar tarafından kullanıldığı bilinmediğinden bu düzenlemeye pratikte uyulmamakta ve kolluk kuvvetleri de kanuna aykırtı davrananlar hakkında işlem yapamamaktadır. Bu çalışma sonucunda elde edilecek mağara envanterinin Kültür ve Turizm Bakanlığına iletilmesi ile foklar için kritik derecede önemli olan nı yaşam alanlarının korunması sağlanabilecektir.
Ayrıca, fokların 11 aylık hamilelik dönemi sonunda dünyaya getirdikleri tek yavrunun fırtına, mağaraya yabanıların girmesi, vb nedenlerle annesini kaybetmesi oldukça sık olarak karşılaşılan bir durumdur. Hayatının ilk 4 ayı annesine ve anne sütüne bağımlı olan yavrunun bu dönemde anneden kopması ölümü anlamına gelmektedir. Fokların üreme alanı olan bölgelerin ve bu bölgedeki üreme mağaralarının belirlenmesi kritik dönemde anneden ayrı düşen fokların anneye kavuşturulması bakımından da çok önemlidir. |
||||||||||
|
|
||||||||||
|
![]() |
|||||||||
![]() |
![]() |
|||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||